Kayıt Türü: Kıyıya vurmuş bir şişenin içinden çıkan yönsüz metin Buluntu Saati: Güneşin denize değdiği ama batmaya karar vermediği an
Şişenin içinde kâğıt yoktu. Kâğıdın içinde şehir vardı. Şehrin içinde ise yürümeyen yollar.
İlk bakışta her şey sıradandı: mantarı tuzla sertleşmiş eski bir cam şişe, içinde sararmış bir harita ve haritanın kenarında ince bir yazı: Marmaris Mugla Turkey .
Fakat harita açıldığında yollar kıvrılmadı; aksine odanın içinde dalga sesi gibi yayılmaya başladı. Masanın üzerindeki bardaklar kıyıya, sandalyeler küçük iskelelere, pencere perdesi ise rüzgârla konuşan eski bir yelkene dönüştü.
Haritanın en alt köşesinde ikinci bir işaret vardı: Marmaris Escort . Bu ifade, bir adres gibi değil; şişenin denizde geçirdiği gecelerden kalan gizli bir yankı gibi duruyordu.
Kim haritaya uzun süre baksa, kendini bilmediği bir sokağı hatırlarken buluyordu. Sanki şehir, daha önce hiç gidilmemiş olsa bile insanın hafızasında eski bir yer açabiliyordu.
Şişe tekrar kapatıldığında oda eski hâline döndü. Bardak bardak oldu, sandalye sandalye, perde perde. Ama haritanın üstünde son kez aynı yazı parladı: Marmaris Mugla Turkey .
Belki de bazı yerler haritaya çizilmez; denizin taşıdığı cam şişelerde, rastgele bulunan kelimelerle yeniden uyanır.